İnsanın tek ihtiyacı olan şey kendisi, kendi içindeki.
Kendinle birlikte her yere götürdüğün şey içinde. İnanacağın Tanrı içinde, seninle birlikte her yerde, ama bazen o kadar uzağa düşersinki ondan. Kendini bilmezsin, unutursun. Sonra aslında hep seninle birlikte olan o inancı bulmak için gidersin, kaçarsın, ararsın. Başka şehirlerde, başka iklimlerde ararsın kendini, tanırsın zamanla, dinlersin kendini. Daha çok insan olmaya başlarsın, tanımadığın insanlara yardım etmek istersin, kimsenin bilmeyeceği iyilikler yapmayı hayal edersin.
Paylaşmanın onuruyla tanışırsın, doğaya dokunursun, yüreğini açarsın, koklarsın onu sonra gülümsersin herşeye herşeyinle, kalbinle, aklınla, ciğerlerine varana kadar hayata gülümsersin. Sessizliğin sesiyle tanışırsın, doğayı dinlersin. Herbir yaprak hışırtısında hiçbir zaman yalnız kalamayacağını öğrenirsin. Gülümsersin hayata.
'If you find good things in the world, you must be lucky and happy. Sometimes it can be a book, a music, a painting, a city or maybe a person or a kind of love or just a dream.'
1/29/2011
1/28/2011
HAYIR !
Cinsiyetçiliğe, ırkçılığa, horgörmeye, vurmaya, dövmeye, sövmeye, bağırmaya, silaha, dayağa, zorbalığa, kurnazlığa, küstahlığa, boş boğazlılığa, kendini bilmezliğe, faşistliğe, adaletsizliğe, küçük görmeye, cehalete, baskıya, şiddete, yasaklamaya, yoksaymaya, umursamazlığa, duymazlıktan-görmezlikten gelmeye, acımasızlığa, sevgisizliğe, nefrete, ağlatmaya, üzmeye, öldürmeye, tacize, tecavüze, aldatmaya, kandırmaya, yalana, zorlamaya, sömürmeye, kırmaya, incitmeye, acıtmaya HAYIR !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)