''İslamiyetin en korkyuğu şey kadının özgürleşmesinin yanı sıra bireyin, bireyselliğinin farkına vararak, tercihlerini yaşamaya çalışmasıdır. Ümmetçi anlayışın hükmettiği alanın dışına çıkmak ve diğerlerine aykırı olan, kendi kimyasıyla örtüşen hayatı yaşamaya çalışmak ise en zor ve tehlikeli yol işte.
İrem, bir kadın olmanın dahi bir sürü sorunu beraberinde getirdiğini bile bile tercih ettiği -onu 'o' yapan, mutlu eden- hayatı yaşamaya soyundu. Hayal kırıklıklarının yanı sıra umutları da vardı elbet. Biz ise bireyselleşemediğimizden, o vicdana da sahip olmadığımızdan onun yüreğine dokunamadık hiç. Diğerlerinden farklı olmanın zaten yeterince zor olduğu bir ülkede, bir de biz isteklerimiz ve beklentilerimiz ile yorduk, tükettik, öldürdük onu.
Bütün kadınlarımızı yalnızlaştırdığımız gibi, onu da yalnızlığa ittik. Bir bıcağın ucuna hapsettik, yalnızlaştıkça adım adım yaklaştı o acıya.''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder